|
|
Anlaşırsak Yemin Ederiz
Yemin töreni öncesi CHP de hareketli saatler yaşandı. Yoğun toplantı ve telefon trafiğinin ardından boykot kararı alındı. Kılıçdaroğlu, yemin için şartını grup toplantısında açıkladı.
CHP yönetimi, milletvekili seçilmelerine rağmen tahliye edilmeyen Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal serbest kalana kadar, en yaşlı üye sıfatıyla TBMM nin geçici Başkanı olan Oktay Ekşi dışındaki 134 milletvekilinden hiçbirisi yemin etmedi.
Yemin töreninden önce CHP Merkez Yönetimi Kurulu nu (MYK) toplayan ve daha sonra CHP milletvekilleriyle ilk grup toplantısını yapan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, "Yeminleri engellenen milletvekilleri arkadaşlarımıza yemin etme yolu açılmadıkça biz CHP milletvekilleri de yemin etmeyeceğiz ama her platformda sivil diktaya gidişle de bu gidişin asli sorumlusu olan iktidar partisiyle de kararlılıkla mücadele edeceğiz" diyerek kararını açıkladı. Kılıçdaroğlu, 2002 de Başbakanlık yolunu açtıklarını söylediği Erdoğan a tepki göstererek, "Hangi Erdoğan konuşuyor milli iradeyi ve özgürlüğü savunan Erdoğan mı yoksa milli iradeye karşı çıkan Erdoğan mı?" dedi.
CHP liler, karar doğrultusunda Genel Kurul a girdi, ancak yemin etmedi. CHP nin kritik kararı öncesi, Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ve Ak Partili Haluk İpek in önceki gece Kılıçdaroğlu nu evden arayarak telefonla görüştükleri ortaya çıktı. TBMM Başkanlığı için yapıldığı söylenen görüşmede, CHP liderine krizin TBMM içinde çözülebileceğinin söylendiği, ancak somut adım bekleyen CHP nin tavrını değiştirmediği iddia edildi.
Ara formül de konuşuldu
Kılıçdaroğlu, dün yemin töreninden önce, partisinin tavrını netleştirmek için önce sabah saatlerinde MYK toplantısı düzenledi. Toplantıda, "Sadece Balbay ın seçim bölgesi olan İzmir ile Haberal ın bölgesi olan Zonguldak vekillerimiz yemin etmesin" gibi ara formüllerle, "Sadece yemin etmeme değil, törene de katılmayalım" gibi radikal öneriler de gündeme geldi. "Bu tavrımızı kamuoyuna çok iyi anlatmalıyız" görüşünün dile getirildiği toplantıdan törene katılarak yemin etmeme kararı çıktı.
Sonra saat 12.30 da TBMM grubunu basına kapalı toplayan Kılıçdaroğlu, MYK da aldıkları kararı vekillerine bildirdi.
Kılıçdaroğlu, bir saatlik toplantı sonrasında aldıkları kararı şu şekilde açıkladı:
VERDİĞİMİZ DESTEK GİBİ: MYK ve Meclis grubumuz hukukun üstünlüğü ile demokrasi ve insan haklarını koruma, savunma kararlılığını bir kez daha ortaya koymuştur. Bu konuda çok somut kararlar aldı. Partimiz 2002 de nasıl demokrasinin, millet iradesinin seçme ve seçilme iradesinin savunucusu olarak hakkında kesin yargı kararı bulunduğu için milletvekili olamayacak Recep Tayyip Erdoğan ın milletvekili ve başbakan olmasını sağlayan yasal düzenlemeye destek verdi, katkı sağladıysa bugün de aynı anlayışla milletvekili seçilen ve haklarında hiçbir mahkumiyet kararı bulunmayan arkadaşlarımızın yemin etmelerini, bizlerle aynı sıraya oturmalarını ve yasama faaliyetlerine katılmalarını istiyoruz.
AF İSTEMİYORUZ: Özellikle belirtmek istiyorum ki CHP olarak biz milletvekili seçilmiş hiçbir arkadaşımız için kürsü dokunulmazlığı dışında ek bir ayrıcalık veya dokunulmazlık istemiyoruz. Yargılanmasınlar da demiyoruz, af talebimiz de söz konusu değil.
TAHLİYEYE RET 9 SAYFA: Önüne geleni 3 satırlık bir gerekçeyle tutuklayan, ancak tahliye etmemek için 9 sayfalık bir gerekçe yazan yargı anlayışına "hayır diyoruz. Hiç kimsenin masumiyet karinesi dışında düşünülmemesini ve adil yargılanma hakkının ihlal edilmemesini istiyoruz.
HANGİ ERDOĞAN : Öte yandan yakın bir geçmişte demokrasi inancımız ve milli iradeye saygımız nedeniyle hiçbir AKP yöneticisine veya AKP liye, "başka bir aday bulamadınız mı diye sormadan Sayın Erdoğan ın milletvekilliği ve başbakanlığı yolunu açan partinin yöneticileri ve milletvekilleri olarak şimdi "başka bir aday bulamadınız mı diyen Başbakan a soruyoruz. Hangi Erdoğan konuşuyor milli iradeyi ve özgürlüğü savunan Erdoğan mı yoksa milli iradeye karşı çıkan Erdoğan mı?
YOLU AÇILANA KADAR: Demokrasiyi, cumhuriyeti, insan haklarını savunmayı ve korumayı ilke edinmiş CHP milletvekilleri olarak halkın seçtiği milletvekillerinin yemin etmesine izin vermeyen anti demokratik ve hukuk dışı uygulamanın parçası olmayacağız, olamayız da. Bu anlayış ilke ve demokrasi inancıyla yeminleri engellenen milletvekilleri arkadaşlarımıza yemin etme yolu açılmadıkça biz CHP milletvekilleri de yemin etmeyeceğiz ama her platformda sivil diktaya gidişle de bu gidişin asli sorumlusu olan iktidar partisiyle de kararlılıkla mücadele edeceğiz.
Kılıçdaroğlu: Kongre yapmak ayıp değil
CHP lideri Kılıçdaroğlu, eski CHP Genel Başkanı Baykal ve eski CHP Genel Sekreteri Önder Sav ın kurultay toplama hazırlığıyla ilgili değerlendirmede bulundu. Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: "Ben Sayın Baykal la da, Sayın Sav la da konuşmadım. Kurultay toplama ihtiyacı içinde oldukları belli. Hiçbir zaman da suçlamadım. Biz diğer partilerden farklıyız. Kişiler düşüncelerini dile getirebilirler. Kurultay için tereddüdüm yok. Ayıp bir şey değil. Demokrasiye inanıyorsak bunlar olacak. Kurultay toplanabilir, eleştiri de olabilir. Ama eleştiri partiyi yıpratma noktasına gelmemeli. Her parti üyesi bu konuda dikkatli olmalı. Parti içinde hukuk bürosu oluşturduk. Medyadan yapılan hakaretlere de dava açacağız. Eleştireceksiniz hatamızı göreceğiz. Ama hakaret olmaz."
Baykal dan alkış yok
Kılıçdaroğlu nun gruptaki konuşması sırasında zaman zaman bütün milletvekilleri alkışlarken CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal ın selefini hiç alkışlamaması ve konuşmasının sonunda bütün grup ayakta iken oturmayı tercih etmesi dikkati çekti.
Bekleyip hareket edecek
CHP, Oktay Ekşi aracılığıyla TBMM ye sunacağı, tutuklu vekiller Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay ın serbest bırakılmasını sağlayacak teklifi şekillendirdi. CHP nin yeni hukukçu vekilleri İlhan Cihaner, Ömer Süha Aldan, Emine Ülker Tarhan, Ali Özgündüz ile Rıza Türmen in şekillendirdiği teklifte, CMK nın tutuklamalara ilişkin 100, tutuklama sürelerinin sınırlandırılmasına ilişkin 102 ve özel yetkili savcıların yetkilerini düzenleyen 251. maddesinde değişiklik yapılması öneriliyor. CHP, alternatifli teklifiyle, sadece tutuklu vekillerin değil, uzun tutukluluk nedeniyle mağdur olan, matbu gerekçelerle tahliye edilmeyen tüm sanıkların serbest kalabilmesini amaçlıyor. CHP de, anayasanın 90. maddesi doğrultusunda, uluslararası hukuka göre bu isimlerin zaten tahliyesi gerektiğinden, bugün mahkemenin vereceği karar ve Ak Parti yle yürütülecek temasların sonucuna göre teklifi verme düşüncesi oluştu.
CHP lilerin; Balbay, Haberal, Engin Alan ve KCK sanığı 5 vekilin serbest kalmaları için "Vekillerin kesin hüküm dışında bir nedenle tutuklanamaya-cakları"na yönelik düzenlemenin CMK ya konulmasını tartıştıkları ifade edildi. Teklifte, bunun yerine, anayasanın 14. maddesinin kapsamına girecek suçları somut olarak gösteren ve sınırlayan bir düzenleme yapılmasının önerilebileceği kaydedildi. "2 gün içerisinde teklifimizi sunacağız" diyen CHP lideri Kılıçdaroğlu ise, çok sayıda çözüm yolu olduğunu, en başta tutukluluğa yönelik itirazların kabul edilebileceğini belirtti.
Akşam yeniden değerlendirdiler
Kılıçdaroğlu akşam ise aralarında Batum ve Gök ün bulunduğu hukukçu kurmaylarıyla buluştu. Toplantıdan "Bekleyelim, aklın yolu bir. Tahliyeleri zaten gerekiyor. Sorunun muhatabı belli, iktidar adım atmalı. Atacağı adımı görelim" kararı çıktı. Batum, "Teklif olmadan da bu sorun çözülür. Teklif şimdilik yok. Çözüm için iktidar bize sorarsa biz de o zaman önerilerimizi söyleriz" dedi.
Avukatlar üst mahkemeye itiraz ettiler
CHP milletvekilleri Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay ile MHP milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan ın avukatları, tahliye istemlerinin reddine ilişkin üst mahkemeye itiraz etti. Haberal ın avukatları, müvekkillerinin tazminat davası nedeniyle alacaklı olduğu, itirazı değerlendirecek olan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin çekilmesini de talep etti. Haberal ve Balbay ın avukatlarının İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi nin kararına yaptıkları itirazlar, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi ne gönderilmesinin ardından, görüşünün alınması amacıyla bu mahkemede görev yapan özel yetkili İstanbul Savcısı Hikmet Usta ya ulaştırıldı. Usta, itirazların reddini talep etti. Alan ın itirazının gönderildiği üst mahkeme olan İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi nin savcısı Celal Kara da, itirazın reddedilmesi yönünde görüş bildirdi.
Batum: Aday vermeyeceğiz
CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum, parti olarak Meclis çalışmalarına katılmayacaklarını belirterek, "Onlar toplanacak Meclis başkanını seçecek, Başkanlık Divanı nı oluşturacaklar. Biz aday vermeyeceğiz, komisyonlara üye vermeyeceğiz" dedi. Batum, dünyanın hiçbir ülkesinde tutukluluk süresinin 3 yıl sürmediğini söyledi. CHP li tutuklu vekiller için 2 hâkimin gerekçe göstermeden, "kaçarlar, delilleri karartırlar" dediğini ifade eden Batum, "CHP nin oyları ile anayasa değiştirilerek başbakan olmuş bir kişi, şimdi bunları biliyorlardı, neden aday koydular diyor. Peki millet 2002 de ne olduğunu görmeyecek kadar kör mü? Recep Tayyip Erdoğan, bu ülkede nasıl başbakan oldu? Hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı vardı. Aynı davada yargılanan İlhan Cihaner, Sinan Aygün bugün dışarıda ve hiçbiri kaçmadı" dedi.
Haber Kaynağı Milliyet Gazetesi
Eklenme Tarihi : 29/06/2011
|